268 No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
268 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 01.11.2008 tarihinden itibaren işyeri ve konut kiralarına ilişkin yapılacak tahsilat ve ödeme işlemleri bankalar yada posta idareleri aracılığıyla yapılarak tevsik edilmesi yani belgelendirilmesi zorunluluğu getirildi. Kiraya verilen malın konut ve ya işyerleri olmasına göre tevsik limiti ve sorumluluk kavramı birbirinden farklı. Şöyle ki;
Konutlarda;
Her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri ELDE EDENLER için bankalar ya da posta idareleri kanalı geçerli. Yani aylık kira bedelinin 500 YTL nin altında olması halinde kira elden yada diğer şekillerde ödenmeye devam edilebilecek. Birden fazla kira geliri olanlar için her bir kiralama işlemi ayrı ayrı değerlendirilecek ve 500 YTL ve üzerinde olan kira bedelleri banka yada posta idareleri kanalıyla yapılacak.Örneğin bir kişinin bir konuttan 400YTL, diğer bir konuttan 750 YTL kira geliri elde etmesi durumunda sadece 750 YTL geliri olan konutu için tebliğ kapsamında işlem yapacaktır.
Diğer husus aylık kira bedelinin 500 YTL altında olmasına rağmen birkaç ayın kira bedelinin toplu olarak ödendiği durumlarda da geliri elde edenler için herhangi bir yaptırım söz konusu değil. Burada temel ölçü her bir ay kira geliridir.
Kiralanan mülkün tapuda birden fazla kişiye ait olması durumunda yine 500 YTL lik limit geçerli. Tebliğde altı çizilen husus her bir ay kira geliridir.
Vekaleten kira sözleşmelerinin yapıldığı durumlarda da tevsik zorunluluğunda ki işlemlerde sorumluluk mal sahibine aittir.
Diğer ilgi çekici konu ise kiranın banka veya posta idarelerince yatırılmasından sorumlu olan kiracı değil KİRALAYAN yani konutun sahibidir. Kiracının hiçbir sorumluluğu yok. Ne ilginçtir ki kira bedeline göre belirlenecek en az 320 YTL ceza ile karşı karşıya olan kirayı yatırmakla mükellef olan değil, konut sahibi. Uygulamada kiralayanların kendi hesaplarına kiracı yatırıyormuş gibi para yatıracakları, bu konularda kiracı ve kiralayanların ihtilaf yaşayacakları kesin. Özellikle kiracılarıyla problem yaşayan mal sahiplerinin başları ağrıyacak gibi görünüyor.
Kira bedellerinin kontratlarda ödeneceği süreler belirli olmakla birlikte gecikmelerde vergi kabahatinin başlayacağı zaman diliminin de ne olduğu belirgin değil.
İşyerlerinde;
Kira bedeli ne olursa olsun, alt limit olmaksızın İŞYERİNİ KİRAYA VERENLER İLE KİRACILAR tebliğ kapsamında kira bedellerini banka ya da posta idareleri aracılığıyla yapacaklardır. Tebliğde işyeri tanımı yapılmamıştır. Dolayısıyla VUK 156. maddesindeki iş yeri tanımı geçerli olacaktır.
İşyerlerinde, 1 YTL bile olsa kiranın tebliğe aykırı olarak ödenmesinden hem kiracı hem de mal sahibi mükellefiyet durumlarına göre ayrı ayrı 680 YTL ile 1.490 YTL den az olmamak üzere para cezaları ile karşı karşıya kalacaklar.
Kırsal kesimde, köylerde tarımla uğraşanların, hayvancılık yapanların durumları daha da karmaşık bir hal alacaktır. Bunların çoğu kira ödemelerini ayni olarak yaptıklarını ya da aldıklarını söyleyerek yükümlülükten kurtulacaklardır ya da haklarında işlemler yapılacak, işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Uygulamada özellikle işyerlerinde kira bedellerinin yıllık ya da aylık çek vb. ödeme araçlarıyla ödenmesi durumunda da cezai müeyyideler işleyecek. Bu durumun işyeri sahiplerini zor durumda bırakacağı şüphesiz.
Tevsik Zorunluluğu Kapsamında Olmayan Tahsilat ve Ödemeler;
- Her bir konut için aylık tutarı 500 YTL’ nin altındaki konut kira geliri
- Mahkeme ve icra yoluyla yapılan konut ve işyeri kira gelirine ilişkin tahsilatlar
- Aynî olarak yapılan kira ödemeleri
tebliğle getirilen söz konusu zorunluluk kapsamından çıkarılmıştır.
Aksine Davranışların Cezai Yaptırımları Ne Olacak?
Tebliğ kapsamındaki kira ödeme ve gelirlerini banka ve posta idarelerince yapmayanlara özel usulsüzlük cezası kesilecek.Bu ceza tutarları 2008 yılı için;
Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.490 YTL’den, İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 680 YTL’den,bulnların dışında kalanlar hakkında 320 YTL’den az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın %5’idir.
2009 ve sonraki yıllara ilişkin olarak, Vergi Usul Kanununun Mükerrer 414 üncü maddesi uyarınca bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır.
Sonuç olarak olarak konutlarını kiraya verenler asgari 320 YTL, işyerlerini kiralayanlar ve kiracılar ise mükellefiyet durumlarına bağlı olarak 680YTL ile 1.490 YTL arasında cezalarla muhatap olacaklar. Tabi bu rakamlar 2008 için geçerli. Tebliğde yer alan örneklerden birinde durum şöyle özetlenmiş;
Bayan (B)’ye ait olan ve 2008 yılına ilişkin aylık 450’şer YTL kira geliri bulunan üç adet işyeri için kiracılar tarafından 250’şer YTL’lik kısım banka aracılığıyla, kalan tutarlar ise elden nakit olarak ödenmiştir. İşyerlerini kiralayan mükelleflerden biri birinci sınıf tüccar, diğerleri serbest meslek erbabı olarak faaliyette bulunmakta olup Bayan (B)’nin gelir vergisine ilişkin başka bir faaliyeti yoktur.
Bu durumun tespit edilmesi halinde Bayan (B) ile kiracı mükellefler adına, üç işyeri için elden yapılan tahsilat ve ödeme işleminin her biri için ayrı ayrı, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde belirlenen ceza tutarından az olmamak üzere özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Elden yapılan tahsilat ve ödemelerin %5’inin asgari ceza tutarının altında kalması halinde ise her bir işlem için asgari ceza tutarı kadar ceza kesilmesi gerekmektedir.
Örnekte Bayan (B) ile kiracılara, 1/11/2008 tarihinden itibaren her bir işlem için, (elden yapılan tahsilat ve ödeme tutarının %5’inin asgari ceza tutarının altında kalması nedeniyle) 2008 yılına ilişkin belirlenen tutarlarda ceza uygulanacaktır. Aynı durumun 2009 ve sonraki yıllarda da devam etmesi halinde bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır
Maliye Bakanlığı VUK’ un mükerrer 257. maddesinin 2. bendindeki yetkiye dayanarak konut ve işyerlerini içerir bu düzenleme ile kayıt dışı ile mücadele ve gayrimenkul sermaye iratlarındaki vergi kaybının önlenmesi için kararlı olduğunu bir kez daha göstermeye çalıştı..Ancak sadece işyeri ve konutların kapsam dahilinde olması, hakların, otomobillerin ve benzeri gayrimenkul sermaye iratlarının kapsamın dışında tutulması düzenlemenin hedefini tutturması bakımından kısır kaldı.Ayrıca yukarıda belirttiğimiz üzere konutlarda sadece kiralayanın sorumlu tutulması, vergi kabahatlerinin başladığı sürenin belirlenmemesi, kırsal kesimde ticari yada zirai faaliyette bulunanların bir yandan teşvik edilirken bir yanda da bu tarzda kısıtlanması tebliğden beklenen faydanın sağlanmasının zor olacağını gösteriyor.
* “mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme” yetkisi Maliye Bakanlılğına verilmiştir.
**”Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza; yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyetin icrasına tesis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler” |