Ana Sayfa

01.11.2008 Tarihinden İtibaren Kiralar Bankaya Yatacak

268 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 01.11.2008 tarihinden itibaren işyeri ve konut kiralarına ilişkin yapılacak tahsilat ve ödeme işlemleri bankalar yada posta idareleri aracılığıyla yapılarak tevsik edilmesi yani belgelendirilmesi zorunluluğu getirildi. Kiraya verilen malın konut ve ya işyerleri olmasına göre tevsik limiti ve sorumluluk kavramı birbirinden farklı. Şöyle ki;
devam>>

2009'da Ücretler Bankalar Aracılığıyla Ödenecek

5734 sayılı kanunla 1 OCAK 2009 tarihinden itibaren işçi ücretlerinin bankalar aracılığı ile ödeneceği yasalaştırıldı.”ÜCRET, PRİM, İKRAMİYE VE BU NİTELİKTEKİ HER TÜRLÜ İSTİHKAKIN BANKALAR ARACILIĞIYLA ÖDENMESİNE DAİR YÖNETMELİK” le de uygulamanın nasıl olacağı ve cezai müeyyidelerin neler olacağı açıklandı.
devam>>

5510 Sayılı Yasa Kapsamında Sigortalı Sayılmayanlar

5510 sayılı kanunla yarım asırlık SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı kanunları ve kurumları tedavülden kaldırılarak sosyal güvenlik tek çatı altında toplandı. SSK 4a, Bağ-Kur 4b, Emekli Sandığı ise 4c olarak adlandırılarak kapsamları yeniden belirlendi. Sigorta kolları da kısa ve uzun vadeli olarak gruplandırıldı. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık kısa vadeli sigorta başlığı altında toplanırken, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları uzun vadeli sigortalar olarak gruplandırıldı.
devam>>

ÖDEDİĞİNİZ KDV’ Yİ BİR DAHA ÖDEYEBİLİRSİNİZ! KDV' DE MÜTESELSİL SORUMLULUK!!!!

Kelime anlamı bakımından müteselsil sorumluluk “birlikte sorumluluk”, “zincirleme sorumluluk”, “müteselsil borçluluk”, “zincirleme borçluluk” şeklinde de ifade edilmektedir. Vergi hukukunda müteselsil sorumluluk vergi alacağından dolayı birden fazla kişinin idareye karşı sorumlu olması anlamına gelmektedir. Vergi hukukunda müteselsil sorumluluk kavramının amacı vergi alacağının garanti altına alınmasıdır. Müteselsil sorumluluk sayesinde idare alacağın tamamını yada bir kısmını vergiye tabi işlemin taraflarından yada borçuların herhangi birinden isteyebilme hakkında sahiptir. VUK kanunun 11. maddesinde ve KDVK 9. maddesinde müteselsil sorumluluk müessesi düzenlenmiştir.

Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesi 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile

"Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

KDV açısından ise müteselsil sorumluluk bir işleme ait verginin mükellef yerine işlemin diğer tarafından aranılması halidir. Bu husus Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

“Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutulabilecektir.”

VUK 11. maddede yapılan değişikle,  mal teslimlerinde alım-satıma taraf olanlar, hizmet ifalarında hizmetten yararlananlar, bu safhadaki işlem bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal etmeyen katma değer vergisinden aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde müteselsilen sorumlu olacaklardır. Burada ayırt edici olan işleme doğrudan taraf olanlarla, olmayanlar kavramıdır.

İşleme Doğrudan Taraf Olanlar

 Mal veya hizmet alım-satımında satıcının katma değer vergisini Hazine'ye intikal ettirmediğinin tespit edilmesi halinde, bu satıcı tarafından doğrudan mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen mükellefler, işlem bedeli üzerinden hesaplanan vergi ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal etmeyen vergiden satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Ancak alıcılar,  katma değer vergisi dahil toplam işlem  bedelini;

  • 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan banka veya özel finans kurumları vasıtasıyla ödemeleri ve banka veya özel finans kurumuna yapılacak ödeme sırasında düzenlenecek belgede satıcının (veya adına hareket edenlerin) adı- soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka veya özel finans kurumundaki hesap numarasını ve vergi kimlik numarasını doğru olarak yazdırmaları,
  • Ödemenin çekle yapılmış olması halinde Türk Ticaret Kanununun 697 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına uygun olarak çek düzenlemeleri ve lehine çek keşide edilenin vergi kimlik numarasını yazmaları, halinde müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmazlar. Bu çerçevede herhangi bir hesaba bağlı olmaksızın, örneğin kasadan ödeme yapılması şeklinde, gönderilen havaleler sorumluluğu kaldırmaz. Ayrıca dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri gibi ihracata aracılık eden mükelleflerin bu uygulamadan yararlanabilmeleri için ihracatına aracılık ettikleri mükelleflerin de ödemelerini yukarıda belirtilen şekilde tevsik etmeleri gerekir.

Ancak alıcı ile satıcı arasında muvazaaya dayanan bir işlem yapıldığının veya menfaat sağlayan doğrudan bir ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin bulunduğunun vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarla tespit edilmesi halinde ödeme yukarıdaki şekilde tevsik edilmiş olsa bile müteselsil sorumluluk kalkmayacaktır.

 Öte yandan Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında sayılan (tarımsal amaçlı kooperatifler hariç) kurum ve kuruluşlar ile sermayelerinin (% 51) veya daha fazlası kamuya ait iktisadi işletmelerin mal teslimi veya hizmet ifalarında taraf olduğu alım-satım işlemlerinde müteselsil sorumluluk uygulanmaması uygun görülmüştür. Buna göre;

  • Söz konusu bu kuruluşların  mal ya da hizmet satın aldıkları mükelleflerin bu alışlarla ilgili vergiyi,
  • bu kuruluşlardan mal ya da hizmet satın alanların ise sözü edilen kuruluşların bu satışlarıyla ilgili vergiyi,

Hazine'ye intikal ettirmemeleri nedeniyle müteselsil sorumluluk kapsamında işlem yapılmaz.

İşleme doğrudan taraf olmayanlar ise;

 Bir mükellefin, mal veya hizmet temin ettiği safhalardan daha önceki safhalarda, bu mal veya hizmetle ilgili katma değer vergisinin Hazine'ye intikal ettirilmemiş olması nedeniyle müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulabilmesi için, sözü edilen mükellef ile vergiyi Hazine'ye intikal ettirmeyenler arasında; menfaat sağlayan doğrudan bir ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin mevcudiyetinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarda açıkça belirtilmiş olması zorunludur.

Müteselsil sorumluluk müessesinin uygulanma şartları şöyledir.

  1. Vergi, mükellef adına tarh ve tahakkuk ettirilecek ve öncelikle mükelleften aranacaktır.
  2. Müteselsil sorumluluk satın alınan mal ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi, varsa gecikme faizi ve gecikme zammı ile sınırlıdır. Cezalar sorumluluk kapsamı dışındadır.
  3. Mükellef dışındaki kişilerden (müteselsil sorumludan) yapılacak takibe ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacaktır.

Bu esaslar dikkate alınarak mükellef tarafından beyan edilen ancak, ödenmeyen vergi ile ilgili olarak;

  • Mükellefe, bilinen adreslerinde bulunamadığından ödeme emri tebliğ edilememiş olması, veya,
  • Kendisine ödeme emri tebliğ edilen mükellefin mal beyanında bulunmamış, vergi dairesince de malı tespit olunamamış veya beyan edilen veya vergi dairesince tespit olunan malların amme alacağını karşılamayacağının anlaşılmış olması hallerinde vergi aslı, varsa gecikme faizi ve gecikme zammı için mükellef dışındaki müteselsil sorumlu nezdinde ödeme emri ile takibe başlanılacaktır.

Mükellef tarafından noksan beyan edilen veya hiç beyan edilmeyen vergi için yapılacak tarhiyat üzerine tahsil edilebilir hale gelen vergi ve gecikme faizi, yukarıda belirtilen şartlara göre müteselsil sorumlu nezdinde ödeme emri ile takibe alınacaktır.

Vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, hazine alacağının teminat altına alınması amaçlarını güden müteselsil sorumluluk kavramı KDV açısından işleme taraf olan ve müteselsil sorumlu sayılan kişi ve kurumları verginin ödenip ödenmediğini kontrol etmekle mükellef tutmaktadır. İdare yukarıdaki açıklamaların ışığında devlet olarak elindeki kolluk kuvvetleri ve teknik imkanlarla bulamadığı asil sorumluların yerine işleme taraf olanlardan vergi alacağının tahsilini yapma yoluna gitmektedir. Durumdan bihaber kişi ya da kurumlar zaten ödedikleri vergileri birde idareye ödemekle yükümlü tutulmaktadırlar.Tabi ikinci defa ödedikleri bu vergiler için rücu hakları saklıdır?

Her ne kadar bankalar kanalıyla yapılan ödemeler belirli şartları taşımakla birlikte kapsam dışında tutulsa da e-ticaretin milyar dolarla telaffuz edilmeye başlandığı günümüz ekonomisinde mevcut uygulama ne kadar sağlıklı tartışılır. Kaldı ki birbirleriyle ticaret yapan kişi ya da kurumlar ödemelerini yapmadan önce KDV beyannamelerini, 191/391 listelerini ve ödendi makbuzlarını mı isteyecekler? Mümkün mü? Çekle ya da banka/finans kurumları aracılığıyla yapılanlar dışında -ki bunlarında uygulamada geçerliliği dava konusu yapılmakta- nakit veya benzeri ödeme yapanların ise işi çok zor. Bir yandan paranın siteme dahil olarak banka ve finans kurumları nezdinde kayıt içinde tutulması amacı güdüldüğü düşünülse bile sonuç üzüm yemekten çok bağcıyı dövmeye gidiyor.

İhtiyaç Duyduğunuz Formlar

Ek 2 - Sigortalılık muafiyet belgesi
Ek 3 - Sigortalı Bildirim belgesi
Ek 4 - Sigortalı işe giriş belgesi 4a ve 4b
Ek 4-A Sigortalı işe giriş bildirgesi açıklama 4c
EK 4-A Sigortalı işe giriş bildirgesi 4c
EK 5 İşten ayrılış bildirgesi açıklama 4a
EK 5 Sigortalı işten ayrılış 4a
EK 5-A İşten ayrılış bildirgesi 4c
EK 6 İşyeri bildirgesi 4a için
EK 6-A İşyeri bildirgesi (4-C) kamu idaresi
EK 6-A İşyeri bildirgesi (4-C) kamu idaresi açıklamalar
EK 7 İş kazası meslek hastalığı bildirim formu
EK 8 İsteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesi
EK 8-A İsteğe bağlı sigorta giriş bildirgesi
EK 9 Aylık prim hizmet belgesi arka yüzü 4-A
EK 9 Aylık prim hizmet belgesi ön yüzü 4-A
EK 9-A-1 5434'e göre aylık prim ve hizmet belgesi açıklama
EK 9-A 4-C Açıklama
EK 9-A-1 5434'e göre aylık prim ve hizmet belgesi ön yüzü
EK 9-A 4-C Aylık prim ve hizmet belgesi ön yüzü
EK 9-C1 5434 4-C İtibarı arka sayfa açıklamalar
EK 9-C1 5434 4-C İtibarı ön sayfa açıklamalar
EK 9-C1 5434 4-C İtibarı ön devam açıklamalar
EK 9-C 5510 4-C İtibarı arka sayfa açıklamalar
EK 9-C 5510 4-C İtibarı ön sayfa açıklamalar
EK 9-C 5510 4-C İtibarı ön sayfa devam açıklamalar
EK 11 İnşaatın ikmal bedeli
Eksik gün bildirim formu
İş kazası meslek hastalığı bildirim formu
Promosyon, numune, eşantiyon olarak verilen ürünlerde KDV uygulaması ve belge düzeni
Sigortalılık muafiyet belgesi

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!